/Düz ve Yalın Çizgilerin Dekorasyondaki Etkisi  ART-DECO Dönemini Osman Gürsoy Anlatıyor
Osman Gürsoy

Düz ve Yalın Çizgilerin Dekorasyondaki Etkisi  ART-DECO Dönemini Osman Gürsoy Anlatıyor

Osman Gürsoy ile dekorasyon…

Osman Gürsoy; dekoratif sanatlar ve mimarlıkta 1920 lerde ortaya çıkan ,1930 larda iyice yaygınlaşan bu akım adını 1925 de Paris’te bu tarzın ilk defa sergilendiği Uluslar Arası Çağdaş Dekoratif Ve Endüstriyel Sanatlar Sergisinden alır. Bu sergi büyük yankılar uyandırmış ve bu stilin dünyaya hızla yayılmasını sağlamıştır.Bu üslubun ayırt edici özellikleri ,çoğu zaman düz hatların egemen olduğu,geometrik yada doğal biçimlerden oluşmuştur.Çoğu zaman pahalı malzemeler kullanılmıştır.Bunlar (yeşim,oniks,gümüş ,fildişi) gibi maddelerdir .Ayrıca çeşitli farklı öğelerde kullanılmıştır. Art-Deco stilinin temel ilkesi sadelik ve fonksiyonelliktir.Bu stilde özgür bir tutum göze çarpar.Kurumsal değildir. 20 yy.ın başlarında etkinliği ortaya çıkan Soyut Sanat Akımının etkisi tasarımlarda kolayca gözlenebilir.

Tarzıyla dekorasyon, sanat ve modayı etkisi altına alan Art-Deco akımı günümüzde de etkisini yoğun olarak sürdürmektedir.

Osman Gürsoy; Art-Deco ürünlerde seri üretime az rastlanır. Özellikle aksesuarlarda, kadın,doğa,hayvan ,ceylan,geyik, antilop, yapraklar,güneş ışıkları,şimşekler kullanılan en karakteristik öğelerdir.Biblolarda ,bu stilde,klasik döneme nazaran daha az detaya yer verilmiştir.Örneğin tüllü ,süslü elbiseler ,ince yüz hatları bu dönem biblolarda gözlenmez.Çıplak kadın,dansçı figürleri ve hayvan figürleri bu stilde en çok göze çarpan formlardır.Cam aksesuar olarak Art-Deco tarzı üretilen pek çok üründe ‘Daum ve R.Lalique ’firmalarının etkisi büyüktür.II Dünya savaşı sırasında gözden düşen bu akım,ekonomik koşulların ağır etkisi ile sanatçıların çalışmalarını engellemiştir. Art-Deco heykel sanatının gelişimi iki ana merkezde olmuştur.Bunlardan biri Paris,diğeri ise Berlin’dir.Burada üretilmiş bir çok eser,guruplar halinde Avrupa’nın diğer ülkelerine ve Amerika kıtasına ihraç edilmiştir.Önemli bir olumsuz etkende bu dönemde eserler veren bazı ünlü heykel tıraşların ,Musevi asıllı olmasıydı.Musevi asıllı heykel tıraşların eserlerinin ,savaşın yoğun olduğu dönemlerde ,çalındığı,kırıldığı ,kaybolduğu ve yok edildiği bilinmektedir.Sınırsız yaratıcılık ilkesi içinde gelişen Art-Deco akımı savaş sonrası oluşan ‘yeni zengin’ kitlenin ilgi alanı olmuştur.

Osman Gürsoy; Art-Deco akımını o dönemde en çok benimseyen modacılar,grafik ve mobilya tasarımcıları olmuştur.Mobilyada genel olarak kullanılan ahşap malzeme ceviz ve gül ağacıdır.Özellikle kök ceviz kaplama ,dönemin en popüler malzemesidir.Bunların yanında maun ağacıda kullanılmıştır.Mobilyada kubizim ,geometrik formlar en belirgin özelliktir.Bazı durumda asimetri göze çarpar.Bu dönemde moda olan kokteyl ve müzik dolaplarında ,geometrik ve kubik hatlar hakimdir. Yaratım olarak mobilyadan ,kıyafete,mücevherden ,çantaya,parfüme kadar bir yaşam biçimi olarak her şeye uygulanmıştır. 1960 ların sonunda yeniden ilgi görerek, bir ölçüde canlanmıştır. Savaşın zor koşulları altında bile gelişim göstermiş Art-Deco stilindeki üretilmiş objeler ,eserler,günümüzde pek çok kişi  tarafından ilgi görmektedir.

Her stilde olduğu gibi insanlar tarafından benimsenen Art-Deco stili, günümüz dekorasyonunda çokça kullanılmaktadır.

Osman Gürsoy; Dünyada ve ülkemizde mekanları dekore ederken daha yalın ve sade eşyalar, aksesuarlar kullanan günümüz dekoratörleri

Art-Deco tarzının dört ,beş  senedir daha çok ön plana çıkmasını sağlamışlardır.Bu  evini dekore eden bir çok insana ilham

vermiş evler düz yalın mobilyalarla döşenmeye başlanmıştır. Fakat genellikle Art-Deco tarzının bilinçsizce uygulanmasıyla birbirinin kopyası eşyalarla ve aksesuarlarla döşenmiş zevksiz ve ruhsuz mekanlar ortaya çıkıyor. İnsanlar yeterince

araştırma yapmadan başkasında ne görürse onu kullanıyorlar. Bunun sonucu da Art-Deco stili ile alakası olmayan dekorasyonları etrafımızda bolca görüyoruz. Her düz mobilya Art-Deco ‘yu yansıtmıyor. Mekanlarını minimal , Deco tarzı dekore ettiklerini zanneden bir çok kişi,birkaç sene sonra yaptıkları dekorasyonun, başkalarının evleriyle aynı olduğunu görüp değiştirme yönüne gidiyorlar.

Osman Gürsoy; dekore ettiğiniz mekanların çabuk bitmesi , hemen yerleşmeniz önemli değil,önemli olan o mekana ne kadar kendinizi adapte edip ,dekorasyonunu yaptığınız mekana ruh kattığınızdır. Bir süre sonra sıkılıp tekrar dekorasyon değişikliğine gideceğinize ve paranızı boşa harcayacağınıza,kişisel görüşüm;dikkatli davranıp özenle tarzınıza uygun,başkasında olmayan eşyaları, aksesuarları seçmenizdir.Bir dekorasyon yaparken yeni akımları körü körüne takip etmeyip,onlara bütünüyle adapte olacağınıza ,o akımı kendinize göre uyarlamanızdır. Bu yaşamınızın her alanında böyle olmalıdır.  İyice araştırmadan ,gözlemlemeden mekanlarınızı dekore etmeyiniz. Dekorasyonunuzu yaparken de her zaman farklı, başkasında olmayan eklektik bir tarzı ön plana çıkarın bu sizleri daha da ayrıcalıklı kılacaktır.

antika

Paylaş